Dil Derneği Başkanı Sevgi ÖZEL'in
75. Dil Bayramı Açış Konuşması


Değerli Rektörlerim, Değerli Öğretmenler, Değerli Belediye Başkanım, Kitle Örgütlerinin Değerli Başkanları, Değerli Konuklar, Güneş Gülüşlü Kızlarım, Oğullarım,

75. Dil Bayramına hoş geldiniz!

Bu konuşmayı tasarlarken, büyük usta Nâzım’ın kimi dizeleri yüreğime dokunu dokunuverdi. Hiç unutmadık. Bağımsızlık savaşında Mustafa Kemal ve arkadaşları ateşi ve ihaneti gördüler. Hiç unutmadık. Onlar, ateş ve ihanet çemberini kırıp bize bağımsız, laik bir cumhuriyet armağan ettiler. Üstelik ulusal sınırları, ilkeleri belli bir devlet kurmakla da yetinmediler.

Bütün dünyayı şaşırtan, görkemli bir kültür devrimi yarattılar. Yüzyıllarca yalnız vergisi alınmak, askere götürülmek için anımsanan ve “ümmi ümmet”, yani okuryazar bile olmayan, kul sayılan bir halkın kılık kıyafeti, ölçüsü tartısı, takvimi yenileşmiş, kadınlara seçme-seçilme hakkı verilmiş, büyük bir eğitim seferberliği başlamıştı. Çünkü utkuyla sonuçlanan ulusal direniş bitmemiş, bağımsız bir ülkenin alnı açık, başı dik yurttaşı olma kimliği kazanan halkın çağdaş bilgiye ulaşması, özgür yurttaşlar olarak özgürce kendi düşüncesini oluşturabilmesi için Harf ve Dil Devrimleri yapılmıştı.

Atatürk 8 Ağustos 1928’de yeni abecenin belirlendiğini açıklayan ünlü Sarayburnu konuşmasında, “Bizim uyumlu, zengin dilimiz, yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir” demiş, 1 Kasım 1928’de bu inancını daha açık biçimde şöyle dile getirmişti:

“Büyük Türk ulusu cehaletten, az emekle kısa yoldan ancak kendi güzel ve asil diline kolay uyan böyle bir araçla sıyrılabilir. Bu okuma yazma anahtarı ancak Latin harflerinin Türk diline ne kadar uygun olduğunu, kentte ve köyde yaşı ilerlemiş Türk evlatlarını güneş gibi meydana çıkarmıştır. BMM’nin kararıyla Türk harflerinin kesinlik ve yasallık kazanması bu memleketin yükselme mücadelesinde başlıbaşına bir geçit olacaktır.”

            Gerçekten de böyle olmuştur. Her aşamasıyla bir bütün olan ve Türk Devrimi olarak adlandırılan eylemler içinde cumhuriyetin kuruluşundan 5 yıl sonra yapılan Harf Devrimi, dilde devrim yapılacağını da muştuluyordu. Nitekim yazının değişmesinden 4 yıl sonra dilde devrim başladı.

            Türk Devriminin hiçbir aşaması, özellikle yazı ve dilin değişmesi, Türk Devrimiyle hesaplaşmayı meslek edinenlerin ileri sürdüğü gibi, bir gecede toplumu geçmişinden koparan anlık eylemler değildir.

            Bu noktada öncelikle gençlere seslenmek istiyorum.

            Sizlere her fırsatta, aklın öncülüğünden, bilimsel, sanatsal verilerden başka doğru tanımamanızı söylerken, tek yanlı okumamanızı, size doğru diye sunulan her şeyi araştırmanızı, sorgulamanızı, özgürce kendi düşüncenizi oluşturmanızı önerdik.

            Çünkü Türk Devriminin amacı soran, sorgulayan, araştıran, kendisi dışında olup bitenleri merak eden; düşüncesini özgürce dile getiren; duygu, düşünce ve inançlarının sömürülmesine izin vermeyen yurttaşlar yaratmaktı.

            Bu açıdan baktığımızda Dil Devrimi, Türk Devrimini geleceğe aktaracak en önemli atılımlardan biridir. 75. yılını kutladığımız Dil Devrimi, yüzyıllarca başka dillerin boyunduruğu altında kalan Türkçeyi özgürleştirmiştir. Dilimizin kendi olanaklarıyla bilim ve sanat dili olarak yenileşmesi, bireylerin düşüncelerinin yenileşmesi, doğallıkla bireyin de özgürleşmesi demektir. İşte Dil Devrimi bu nedenle önemlidir; bu nedenle de karşıdevrimcilerden sürekli tepki almaktadır.

            Değerli Konuklar, Sevgili Gençler,

            Bugün Mustafa Kemal’in öncülüğünde 12 Temmuz 1932’de dernek tüzelkişiliğiyle kurulan Türk Dil Kurumu’nun, aynı yılın 26 Eylülünde gerçekleştirdiği ilk Türk Dili Kurultayının 75. yıldönümüdür. Kim ne derse desin, bütün olumsuzluklara karşın, Türk Dil Kurumu’nun kurulmasıyla başlayan Dil Devrimi, 75. yılda başarıya ulaşmıştır.

            Dil Devrimine emek veren öncüllerimi, onların düşüncelerini, yapıtlarını ve Türkçe için verdikleri savaşımı düşündüğümde, 75. Dil Bayramında bu kürsüde olmayı çok önemsiyorum. Çünkü beni bu kürsüye taşıyan Türk Devrimidir. Hep birlikte 75. yıla erişmenin kıvancını da çok önemsiyorum. Çünkü bize bu coşkuyu yaşatan Türk Devrimine inancımızdır. Türkçe sevgimizdir, dil bilincimizdir!

            Dil Bayramı sevincinin bugün bütün ülkede, bütün okullarda, bütün kurumlarda yankı bulmasını çok isterdik. Bugün sizlerle Atatürk’ün kurduğu Türk Dil Kurumu’nun çatısı altında buluşmayı isterdik. Olsun, Atatürk’ün kurduğu bir fakültenin içinde, Türk Devrimini yaşama biçimi edinmiş aydınlanmacılarla birlikte olmak da önemli. Yeter ki devrimlere sahip çıkalım, yeter ki direncimiz kırılmasın; yeter ki öfkeye, bilisizliğe yenilmeyelim!

            Gençlerin coşkusuyla düzenlediğimiz bu bayram öfkeye, umarsızlığa yenilmediğimizin kanıtıdır. Aydınlanmacılar, el ele vererek umarsızlığı umuda dönüştürmüş, bilimciler, sanatçılar hiçbir karşılık beklemeden buraya koşmuş; Çankaya Belediyemiz elimizi tutmuş, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin Ankara Şubesi, Türk Hukuk Kurumu, Ankara Tabip Odası, Bilgi Yayınevi ve pek çok Atatürkçü katkısını esirgememiştir.

            Geçen yıl Dil Bayramına 43 üniversitenin rektörü omuz vermişti; Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz’ün çabalarıyla bu yıl tam 114 rektör 75. Dil Bayramına destek vermiştir. Tek tek adlarını saymak isterdim; ama hepsine teşekür etmekle yetineceğim; sizlerin de hepsini sevgiyle, övünçle alkışlayacağını biliyorum. Sağ olsunlar!

            Karaelmas Üniversitesi Rektörü Prof. Açıkgöz’le birlikte Ankara Üniversitemizin Rektörü Sayın Prof. Dr. Nusret Aras’a; Gazi Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Kadri Yamaç’a; yine Gazi Üniversitesinden Prof. Dr. Nazife Güngör’e; Çankaya Belediye Başkanımız Sayın Prof. Dr. Muzaffer Eryılmaz’a ve çalışma arkadaşlarına özel teşekkürümüz var. Cumhuriyet gazetesine, Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay’a ve arkadaşlarına özel teşekkürümüz var.

            Bu etkinliğe karşılıksız katılan sanatçı dostlarımız Onur Akın’ı, Metin Uca’yı, Rüştü Asyalı’yı, Nedim Yıldız’ı da içtenlikle alkışlayacağınızı biliyorum. Teşekkür etmemiz gereken başka kurum ve kişiler de var; hepsi sağ olsun!

            Ayrıca bize bu salonu ta ocak ayında özgüleyen eski Dekan Prof. Dr. Necdet Adabağ’a, yeni Dekan Prof. Dr. Sekine Karataş’a, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Osman Toklu’ya, iki gün boyunca bu salonda görev alacak tüm arkadaşlara teşekkür ederiz.

            Değerli Konuklar,

            75. Dil Bayramında 4 günlük bilimsel kurultay yapmayı tasarlamış, birçok bilim ve sanat insanına ulaşıp bildiri sunmalarını istemiştik. Ne ki koşullarımız oylumlu bir kurultaya elvermedi; izlencesi hazır olan bu kurultayı şimdilik erteledik; bilim sanat insanlarından özür diledik. Sizlerin önünde hepsinden bir kez daha özür dilerim.

            Dil Devriminin 75. yılında Dil Derneği Yönetim Kurulu, hepimiz adına Türkçeye, ülkeye ve Dil Derneği’ne emek veren, sahip çıkan kişi ve kurumlara 75. Yıl Onur Ödülleri sunma kararı aldı. Kişi ve kurumları saptarken zorlandık; çünkü Türkçeye ve ülkeye emek verenler bu kadar değildi; ama derneğimizin olanakları bu kadarına yetti. 75. Yıl Onur Ödülü sunacağımız kişi ve kurumları az sonra duyuracağız. Derneğimiz gönül borcumuz olan kişi ve kuruluşlara teşekkür armağanı sunmayı sürdürecek.

            Bütün dilseverler, bütün yurtseverler adına Türk Devriminden ödün vermeyen kişi ve kurumlara bir kez daha teşekkür ederim. 

            Değerli Konuklar,

            Gördüğünüz gibi, artık ses bayrağımızı gençler taşıyor. Onlar Mustafa Kemal’in cumhuriyeti emanet ettiği gençler! Hepsi ülkenin ve Türkçenin, sevinçlerinin de kaygılarının da ayrımında olan sevgili çocuklarımız! Bu nedenle onlara güneş gülüşlü kızlarım ve oğullarım diye seslendim. TED Polatlı Kolejinin öğrencileri, bugün Bağımsızlık Savaşını canlandıracaklar. Onlar da güneş gülüşlü çocuklarımız. Onları yönlendiren değerli Öğretmen Sema Batırbek’i, Türk Devrimini içselleştiren bütün öğretmenler adına selamlıyorum!  

            75. Dil Bayramını yalnız Ankara’da değil, Dil Derneği İzmir Temsilciliği, İzmir Konak Belediyesi işbirliğiyle İzmir, Manisa, Nazilli, Aydın, Söke ve Kuşadası’nda da kutladık. Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ’a da buradan saygı ve sevgilerimizi gönderiyorum. Ayrıca Bursa Temsilciliğimizle Çağdaş Eğitim Kooperatifi el ele vererek Bursa’da da bayramı kutlamaktadır. Bu duyarlılıkları için hepsine teşekkür ediyorum.

            Değerli Konuklar,

            İzlencemiz epeyce yoğun, bu nedenle sözlerimi bitirirken, bugüne dek olduğu gibi, bundan sonra da Türk Devriminden, Dil Devriminden ve Atatürk ulusçuluğundan asla ödün vermeyeceğimizi belirtmek değil, haykırmak istiyorum!

            Sonsuza dek Atatürk’ün sesi kulağımızda, ilkeleri beynimizde, yüreğimizde olacak! Koşullar ne olursa olsun, Türk Devrimi bayrağı asla inmeyecek!

            Şölenimize katıldığınız için sağ olun!

            Bayramımız kutlu olsun!