|
Değerli Başkanlarım, Değerli Dilseverler,
Bugün 81. Dil Bayramı’nı kutluyoruz. Ne güzel.. Bizim çok güzel bir dilimiz ve Dil Bayramımız var. “Türkçe” sözcüğü bile insanın kulağına müzik gibi geliyor ve insanın içinde kıpırtılar uyandırıyor. Bizce dilini sevmek, ulusunu sevmek, vatanını sevmekle eşdeğer.
Türkçenin bilimde, sanatta, günlük yaşamda yeni ortaya çıkan gereksinimlere yanıt verecek yapı ve varsıllıkta olduğunu biliyoruz. Bunun en güzel örneklerini yine Mustafa Kemal Atatürk’te görüyoruz.
Sizlerin çok iyi bildiği gibi Atatürk, TDK'nin Türkçeleştirme çalışmalarına kendisi de sözcük türeterek katılmıştır. Örneğin, yazdığı “Geometri” kitabında pek çok matematik terimi için Türkçe karşılıklar türeterek dilimize kazandırmıştır: alan, artı, eksi, dikey, boyut, kesit, oran, teğet, uzay, yüzey, üçgen, dörtgen, beşgen, köşegen, eşkenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, eşit, toplam, türev, yatay, gerekçe, kutsal, kıvanç, konut, ısı, esenlik, erdem, tüm. Bu güzel sözcükleri yıllardır keyifle kullanmaktayız.
Ancak, son yıllarda yaşamın her alanında, eğitimde, sanatta, sporda, bilimde yaşanan geri gidişe üzüntüyle tanıklık etmekteyiz. Çağdaş yaşamın tüm alanlarında yaşanan sıkıntılar ne yazık ki dilde de yaşanmakta. Daha geçenlerde, gazetelerde bir Türkçe öğretmeninin, kara çarşafla derslere girdiğini, bahçede çocukların arasında dolaştığını gördük. Bu görüntüdeki bir öğretmenin öğrencilerine nasıl bir Türkçe öğreteceğini kestirmek güç değil.
Siyasi erki elinde bulunduran yönetim, bırakın yeni sözcükler türetme çabalarını ve Türkçeyi korumayı, Osmanlıcılık özentisi ile olabildiğince eski, kullanmamaya özen gösterdiğimiz sözcükleri üzerine basa basa kullanmakta. Örneğin “uygarlık” sözcüğü yerine ısrarla “medeniyet” sözcüğünü yeğlemesi gibi.
Yaşamın her alanında bir karabasan gibi üzerimize çöken baskılar, gerici uygulamalar, hukuksuzluklar karşısında her zaman olduğu gibi yine dik durmaya, umudumuzu diri tutmaya ve çok çalışmaya gereksinimimiz var.
Biz Çağdaş Yaşamlılar dünya görüşü, kökeni, dini ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının ortak iletişim aracı olan Türkçemize yapılan saldırılar karşısında şunu diyoruz:
Türkçeye sahip çıkmak, düşünce özgürlüğünü savunmaktır.
Türkçeye sahip çıkmak, ülkemizin bölünmez bütünlüğüne sahip çıkmaktır.
Türkçeye sahip çıkmak, cumhuriyet kazanımlarına sahip çıkmaktır.
Türkçeye sahip çıkmak, çağdaş yaşamı savunmaktır.
İyi ki Dil Derneği var! Dil Derneği, yaşadığı bütün hukuksuzluklara karşın, Atatürk’ün Türk Dil Kurumu’nu kurarken gözettiği görevi büyük bir çabayla yerine getirmeye çalışıyor. Bu onurlu çabada onların yanında olmayı görev sayıyoruz. Dileğimiz, Atatürk'ün kalıtının ve kurumlarının eski yapısına kavuşmasıdır. Dil Derneği'nin bilimsel ve hukuksal savaşımını destekliyoruz.
Dil Bayramımız kutlu, dilimiz arı olsun!
Hepinize saygılarımı sunuyorum.
|