81. DİL BAYRAMI
Prof. Dr. Coşkun ÖZDEMİR
Onur Ödülü Töreni Konuşması, 26 Eylül 2013

      Bu ödül benim için çok büyük bir onur. Ben 84 yaşımı doldurdum. Biz, biliyorsunuz o kadar çok şey yaşamış, o kadar çok şey biriktirmiş durumdayız ki... Birçok yazımda, kitabımda karşıdevrimin aşamalarını işledim; çünkü onları yaşadım. Çocukluğumda Urfa’da Venedik Tacirini izlerken, tiyatro izlerken; Offenbach, Schumann, Schubert dinlerken demokrasi(!) geldi ve bütün bu altın çağ tersine dönmeye başladı. Bunu sürekli yineliyorum. O büyük Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’i devirdikten sonra Köy Enstitülerine el attılar ve o güzelim eğitim yuvalarını yok ettiler. Bu tam bir karşıdevrim başlangıcıdır.
      Çok iyi biliyoruz: 1983’te de büyük Atatürk’ün öncülüğünde gerçekleştirilen büyük devrimlerimizin kurumları Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu yok edildi. Ondan dört yıl sonra 1987’de Atatürk’ün devrimlerine sadık olan, onu izleyen değerli insanlar Dil Derneği’ni kurdular. Onları büyük sevgiyle, saygıyla, minnetle anıyorum. Onlar gördüğünüz gibi bu devrimi sürdürüyorlar.
      Son zamanlarda bütün konuşmalarıma, Balbay’ı ve yıllardan beri özgürlüklerinden hukukdışı mahkeme kararlarıyla yoksun kalan, hapislerde yatan güzel insanları sevgiyle, saygıyla ve özlemle anarak başlıyorum. Balbay’ı kazandığı ödülden dolayı kutluyorum. Sevgili Balbay ve yurtseverler, örnek ve biraz da şaşılası bir dirençle üretiyorlar. Durmaksızın onlardan gelen kitapları okuyoruz. Bunu hiç unutmayacağız! Herhangi bir toplantıda bir insan, sözüne bu acı olayla başlamıyorsa ben doğrusu o toplantıdan tatmin olmadan çıkıyorum.
      Ben bugün Akyaka’dan geldim. Orada Oktay Akbal yaşıyor. Oktay Akbal’ın size selamlarını, sevgilerini taşıyorum. Bir selam daha getirdim; o da Bedia Akarsu’dan. Geçen hafta onunla birlikteydik; bana Dil Devrimiyle ilgili birçok anı aktardı. “Atatürk’ün vasiyetini göz göre göre yok ettiler,” dedi.
      İki alıntı yapacağım. Dün, Mine Kırıkkanat yazdı; Dil Bayramından, dilden söz etti. Yapılan bir çalışmayı aktarıyor. Türkiye’de ortalama 400 sözcükle konuşulduğunu bildiriyor. Buna karşılık Fransızlar ve İngilizler 2.500 sözcükle konuşuyorlar. Yani Dil Devriminin, Yazı Devriminin ne denli önemli olduğu çok açık bir şekilde ortada! Farsçadan, Arapçadan etkilenmiş yapay bir Osmanlı dilinden kurtuluş ne kadar büyük bir devrimdir!
      Bugün Özdemir İnce, dille ilgili çok anlamlı bir yazı yazmış. Yazısını şöyle bitiriyor: “Dil ve Yazı Devrimi, Cumhuriyetin en büyük, en yerleşik ve kalıcı utkusudur. Düşünsenize, günümüzün bütün Cumhuriyet ve Dil Devrimi düşmanları, düşmanlıklarını bu dille yapmak zorunda kalıyorlar!”