Dilin özleşmesi için ekin dilinde kesin sonuca varmamız gerektir. Bütün bilimlerde Türkçe terimleri yapabilmek ve Türkçe terimleri uygarlık alanına, bütün uygar ulusların ortak temellerinden yararlanarak yerleştirebilmek gerektir. Türklerin bilim terimi bulmak için özel bir yaradılış güçleri vardır. Örneğin: hekimlikte bütün terimleriyle bir hekimlik hazinesi yaratabilen insan bir Türk’tür. Zamanın ihtiyacına uyarak hep Arapça terim bulmuştur. O kadar bulmuştur ki birçoklarını Arapçada olmadığı halde kendisi yaratmıştır. İmpa ratorluktan ayrıldıktan sonra ulusal bağımsızlıkla yaşar duruma geldikten sonra bizden ayrılanlar birçok Arapça terimler kullandılar ki bunlar Arapçanın kendisinde yok, Türk icadıdır. Fakat bir ihtiyacın ürünüdür. Demek istiyorum ki, biz her bilim dalında terimler bulup yerleştirecek durumdayız, yeteneğimiz vardır.
Türk Dil Kurumu bu uğurda bizim başlıca kılavuzumuz olacaktır. Edebiyatta yazarlarımızın öz dille yazmak ve bu yolu geliştirmek çabası sevinilecek, övünülecek bir şeydir. Hiç kimse artık Türk halkına eski dille seslenmek istemiyor. Bu bakımdan Türk Dil Kurumu'nun çalışmaları, ilerleme çabamızda siyasal hayatımızdan daha ziyade kolaylık içindedir. Bugün Türk dilinin özleşmesine itirazda bulunan, ona karşı çıkıp uğraşmak isteyen insanlar bir şey söylemek için yüz kelime kullanıyorlarsa, farkında olmayarak doksanını yeni Türk kelimeleriyle anlatıyorlar. Demek istiyorum ki Türk Dil Devrimi dilde özleşme, eskiyi gelenek sayarak yeninin aleyhinde bulunanlar için bile ihtiyaç haline gelmiştir. Akım yürümektedir. Yeni sözler onların eliyle, kullanmasıyla da perçinlenmektedir.
Sevgili arkadaşlarım, bugün Türk Dil Kurumunun kuruluşunun 40. yılındayız. Atatürk idaresinde Türk Dil Kurumunun kurulması ve yürümesi için alınan ciddî kararın, ciddî atılımın kırkıncı yılını kutlamakla mutluyuz. 40 yıl size uzun geliyor, benim için geçen hafta kadar yakındır. (Alkışlar) Önümüzdeki kırk yılda Türk dili bütün uygar ulusların ihtiyaçlarını karşılayan diller gibi edebiyatta, bilimde büyük gelişmesini yapmış bir ulusal dil olarak yer alacaktır. Türk dilini ve Türk Dil Kurumunu bekleyen gelecek bu kadar güven dolu ve bu kadar sağlamdır. Onun eşi olan Türk Tarih Kurumuyla beraber gelecek zamanlara yüreğimin dolusu umutlarla bakıyorum. Son derece mutlu ve şevkli bir halde bu kurumu kutluyorum. Türk Dil Kurumunu şimdiye kadar geçirdiği başarılı hayattan dolayı ve gelecek zamanlara sarsılmaz bir ifade ile başaracağı işlerden dolayı ayrıca kutlamak isterim. Sizi selâmlamaktan şeref duyuyorum ve Türk Dil Kurumuna şükran duygularımı ve başarı dileklerimi söylemekten mutluluk duyuyorum.
Sağ olunuz arkadaşlarım.
(Sürekli alkışlar.)