26 AĞUSTOSTAN 9 EYLÜLE...

                                                            

30 Ağustos, Türk bağımsızlık savaşında ülke topraklarının geri alındığı gündür; büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında kazanılan büyük utkunun simgesidir. 30 Ağustos, 26 Ağustos 1922’de, Afyon’dan başlayıp beş gün geceli gündüzlü süren, Dumlupınar’da düşman birliklerinin yenilmesiyle sonuçlanan Mustafa Kemal Atatürk’ün yönettiği savaştır.

26 Ağustos, İzmir’e giden yolun başlangıcıdır, aynı zamanda. Mustafa Kemal Atatürk, düşmanın Anadolu’dan atılması için “Ordular! İlk Hedefiniz Akdeniz’dir! İleri!” emrini 1 eylülde vermiş, sekiz gün gibi kısa bir sürede bu emrin gereği ordumuzca yerine getirilmiş, 15 Mayıs 1919’da işgal edilen İzmir, 9 Eylül 1922’de düşmandan kurtarılmıştır; 9 Eylül, kurtuluşun simgesidir.

11 Ekim 1922 tarihinde Mudanya Ateşkes Anlaşması, 24 Temmuz 1923’te ise Lozan Barış Antlaşması imzalanmıştır. Sevr’i tarihe gömen Lozan Antlaşması ise egemenliğimizin ve tam bağımsızlığımızın uluslararası alanda tanınmasını sağlayan, yayılmacılara karşı kazanılan büyük utkunun belgesidir. Tüm bu başarılar, 29 Ekim 1923’te cumhuriyetin ilanıyla taçlandırılmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk, 1924’te savaşın geçtiği Çalköy’de “Şehit Asker” anıtının açılışında yaptığı konuşmada bu başarıların altında yatan gizi şöyle açıklar:

“… bir memleketi zapt ve işgal etmek, o memleketlerin sahiplerine egemen olmak için yeterli değildir. Bir milletin ruhu ele geçirilmedikçe bir milletin azim ve iradesi kırılmadıkça o millete egemen olmanın imkânı yoktur. Halbuki asırların doğurmuş olduğu bir milli ruha, kuvvetli ve daimi bir milli iradeye hiçbir kuvvet karşı gelemez.”

Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyetimizin temellerinin Afyonkarahisar’da atıldığını da anımsatır:

“Hiç şüphe etmemelidir ki yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırıldı. Sonsuz hayatı burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları, bu gökte uçan şehit ruhları devlet ve Cumhuriyetimizin sonsuz savunucularıdır.”

Mustafa Kemal Atatürk konuşmasında ulusal egemenliğe vurgu yapar; ona yönelecek saldırıların yerle bir olacağını, açılışını yaptığı Şehit Asker anıtıyla bu gerçeğin belleklerden silinemeyeceğini duyurur.

“Efendiler, milli egemenlik öyle bir ışıktır ki onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, yok olur. Milletlerin esareti üzerine kurulmuş kurumlar her tarafta yıkılmaya mahkûmdurlar.”

Mustafa Kemal Atatürk ulusa bir hedef gösterir, o hedef uygar olma yolunda yürümek ve başarılı olmaktır:

“… Uygarlık yolunda yürümek ve başarılı olmak, hayat şartıdır. Bu yol üzerinde duraklayanlar veyahut bu yol üzerinde ileri değil, geriye bakmak cehalet ve gafletinde bulunanlar, uygarlığın coşkun seli altında boğulmaya mahkûmdurlar.”

“Efendiler, uygarlık yolunda başarı, yeniliğe bağlıdır. Toplumsal hayatta, iktisadi hayatta, ilim ve fen alanında başarılı olmak için yegâne gelişme ve ilerleme yolu budur.”

Mustafa Kemal Atatürk konuşmasını şu sözleriyle tamamlar:

“Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve devam ettirecek sizsiniz.”

Ulusal bayramlar, geçmişi anımsamamızı bugünümüzü anlamamızı sağlarlar.

Cumhuriyetimizin temellerini oluşturan bugünleri unutmayacağız, unutturmayacağız…

Mustafa Kemal Atatürk’ü, Lozan kahramanı İsmet İnönü’yü, Kurtuluş Savaşına katılan Kuvayımilliyeci dedelerimizi ninelerimizi, laik cumhuriyetimize tüm emeği geçenleri saygıyla anıyoruz.

30 Ağustos Zafer Bayramımızla İzmir’in düşmandan kurtarılmasının 103. yılı kutlu olsun!

Dil Derneği Yönetim Kurulu adına

Genel Yazman Ahmet Pekel