Her ayın son perşembesinde derneğimizde düzenlediğimiz "Dil-Ekin Söyleşileri"nin yirmi yedincisinde, 27 Şubat 2014'te Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan konuğumuz oldu. Candan,“Kentin Dili” başlıklı söyleşide, uygar kentsel dokuya karşı, özellikle son yıllarda ivmesi artan rant amaçlı saldırıları dile getirerek -özetle- şunları söyledi: "Kentin dili, yaşanan dönemi, dönemin ideolojisini anlatır. Örneğin Almanya’daki Nazi döneminin baskıcı özelliği yapılara yansır; Türkiye’de cumhuriyet dönemi yapılarında özgün bir anlayış öne çıkar. Yapılar dönemin ideolojisini yansıttığından her yönetim, her iktidar yapılara müdahale eder, yapıları yönlendirir; çünkü iz bırakmak ister. Bu bağlamda Türkiye’de neoliberalizm uygulamalarını, birinci dönem Turgut Özal dönemi, ikinci dönem AKP hükümeti dönemiolarak ayırmak olanaklıdır. Şili, sözkonusu neoliberal siyasetin ilk uygulandığı, ortaya çıktığı ülkedir. Neoliberalizmi Türkiye’den yaklaşık 10 yıl önce yaşadı. Eğitim, sağlık, sosyal güvenlik tümüyle paralı oldu; ancak bu arada özgürlükler de yitirildiğinden öncelik özgürlük savaşımına verildi, neoliberal anlayış ve uygulamalara yeterince direnç gösterilemedi. Türkiye’de kent üzerinden oluşturulan rantın paylaşılması, meslek odalarının karşı eylemlere girişmesine yol açtı. Yönetim, çıkardığı yasalarla nüfusun % 91’ini kentli yaptı. Köyler mahalle yapıldı; insanlar bir gecede kentli oldular. Kitleler yeşil kart, yardımlar yoluyla AKP’nin oy deposuna dönüştürüldü. Kredi kullandırma yöntemleriyle yaşam düzeylerinde görece iyileşme, ilerlemeoluşturuldu. Örneğin uçakla ulaşımın yaygınlaşması, hastanelerin kullanımında eşitlik gibi değişimler bu türdendir. |