Sayın Köşeyazarı, Yazılarınızda, 1907 Fenerbahçeliler Derneği'nin yaklaşık iki yıl süren bir çaba sonucunda hazırladığı Asr-ı Fener adlı kitabından söz ederek “40 kişilik bir çalışma, yaklaşık 50 bine yakın belge, fotoğraf ve tabloyu tarayarak gerçekleştirdikleri muazzam bir eser bu" demektesiniz. Doğru; muazzam bir eser bu! Ancak, kurumsal değerlere ve kültüre bu kadar önem veren bir kulübün ve onun üyelerinin bütün değerlerimize, başta "Türk" diline de önem vermesi beklenir. Bunu bekleyenleri de yadırgamamaları gerekir. Ekte gönderdiğim fotoğrafları, 17 Ocak 2009 Cumartesi günü İstanbul Bağlarbaşı TVF 50. Yıl Spor Salonunda Fenerbahçe - V. Güneş Sigorta bayan voleybol takımları arasında oynanan maçı izlerken çektim. Fotoğraflarda görüldüğü gibi, Fenerbahçeli bazı taraftarların takımlarını desteklemek, coşturmak için hazırladığı büyük boyutlu afişlerde kullanılan dil Türkçe değil İngilizce. Ne yazık ki uzun süreden bu yana İngilizce, bu kulübümüzün neredeyse bütün afişlerinde yeğlenmekte. Futbol karşılaşmalarında da tabii. Siz de bir FB taraftarı olarak FB maçlarına gitmektesiniz ve aynı afişleri görmektesiniz. Bunun bir "sömürge" zihniyeti olduğunu niçin köşenizde hiç yazmıyorsunuz? Umarım, bunu yarın köşenizde yazarsınız. Bu yanlış dil kullanımı, özellikle Galatasaray taraftarı bazı fanatiklerce de yapılmakta. Öteki kulüpleri saymaya gerek bile kalmıyor! 1900'lü yılların başlarında Türkçenin tıp öğretimine uygun olmadığı bazı çevrelerce şiddetle savunulmakta, o yüzden tıp eğitiminde Fransızcanın ya da hiç olmazsa Ermenicenin kullanılmasının tıp öğretiminde başarı için gerekli olduğu kafaları sokulmak isteniyordu. Hiç kuşku yok, bez afişlere yazı yazmak için Türkçemiz tek ve en güzel dildir. Saygılarımla, Ersay Gürsoy Emekli Öğretim Üyesi |