Torunlarından büyük bir sevgiyle bahseder: “Deniz’i sevgiyle kucağıma alırım, hemen başını omzuma koyar, ‘hi hi’ diye güler. Sarı pembe yüzü, boğum boğum kolları, bacaklarıyla bir civcive benzetirim, bir kuzu gibi masum ve tatlı bulurum. Ona, ‘canım, inci kızım, şekerim’ demekten zevk alıyorum. Ama sevgimi anlatamıyorum bu sözlerle...” Ya da “Bir hafta önce çocuklar Ankara’ya döndü. Küçüklerden, özellikle Defne’den ayrılma üzüntüsü… Her durumu aklıma gelir yaramazın. Bu defa da, yola çıkmadan önce bahçeye girdi, çiçekleri okşadı, kokladı. Koparacak da oynayacak sandım. Anlamadım amacını, meğer bir çeşit vedaymış bu hareketleri. En sonunda, otomobile giderken, ‘ben gitmek istemiyorum’ diye ağladı, anneannesinin bacaklarına sarıldı. Ben de tutamadım kendimi...” “Düğümler”de yazılanlardan başka, onlar için ayrı ayrı birer anı defteri tutmuş, küçüklüklerindeki sevimli hallerini, ilk sözlerini, yaşadıkları olayları yazmış ve büyüdüklerinde kendilerine armağan etmişti. Çok sevdiği okumaya yeteri kadar zaman ayıramadığına üzülür, ders kitapları yazdığı için, daha çok bu kitaplara yazı seçmek üzere okuması gerektiğinden söz eder, okumaya fırsat bulduğu kitapları anılarında değerlendirir: “Ben, bilim eserlerinden çok, edebiyat eserleri okudum. Edebiyatsa, gerçekleri, sanatkârın anlayışına göre gösteriyor, yani gerçeği değiştiriyor. Böylece ben, kendimi gerçekten ayrı, mübalağalı düşünür, kişisel ölçülerle davranır bulurdum. Bunu anlayınca, bende bir gerçek sevgisi doğdu. Bir taraftan yazarların kişisel görüşlerini ayırarak gerçeği bulmaya çalıştım, bir taraftan da bilim eserleri okumaya başladım: Sosyoloji, tarih, çeşitli incelemeler, hatta fen yazıları...” “Hafta boyunca, Avrupa milletlerinin kendi dillerini geliştirmek konusunda yaptıkları işleri öğrenmek için kitap karıştırdım. Eskiden, Sadri Maksudi’nin ‘Türk Dili İçin’ isimli kitabını okumuştum. Dil özleşmesine inancımın temelinde bu kitap vardır ama bu kitap milletlerin kendi dillerini geliştirmekte bir şuurlu hareketler manzumesidir, yani zenginleştirme, bilim dili yapma çabasıdır. Ben, milletlerin hayatında milli dile kendiliğinden dönüşün sebeplerini arıyorum." |