Çok sayıda bilimci ve dilcinin yer aldığı, yurtseverlerin ve dilseverlerin büyük ilgi gösterdiği geceye katılanlar Prof. Dr. Cevat Geray'a teşekkür ve saygılarını, uzun süre ayakta alkışlayarak sundular. Gecemiz, Prof. Dr. Cevat Geray'ın aşağıdaki konuşmasıyla son buldu. Türkçeye Gönül Veren Değerli Dostlarım, Yaşam sürerken bir insanı en çok mutlu edecek olay, bu türden değerbilirlik örnekleridir. Derneğimiz bu mutluluğu bana yaşattığı için başta sevgili başkanımız Sevgi Özel olmak üzere yönetim kurulu üyelerimize teşekkürü bir borç biliyorum. Türkçenin ustalarından biri olarak değerlendiriliyorum. Yakup Kadriler, Celal Sahirler, Ruşen Eşrefler, Aziz Nesinler, Yaşar Kemaller, Ömer Asımlar gibi büyük ustaların yanında ben çırak bile olamam. Olsam olsam belki Türkçenin ses bayrağını taşıyan bir eri olabilirim. Dil Devrimi, Atatürk’ün başlattığı aydınlanma döneminin, Türk Devrimlerinin ana direğidir. Atatürk, Cumhuriyeti kurmakla - ümmet toplumundan çağdaş bir ulus toplumu yaratmayı; - toplumu, ünlü toplumbilimci Tönnies’in deyimleriyle, “cemaat toplumu” olmaktan çıkarıp “çağdaş ulus toplumu”na dönüştürmeyi; - bireyi, kul olmaktan kurtarıp Cumhuriyetin yurttaşı yapmayı; - böylece, gökten gelen tanrısal güçlere dayalı olan siyasal erki yere indirmeyi, ulusun, halkın istencine dayandırmayı amaçlıyordu. Bu kapsamda, toplumun ilerlemesi, ülkenin çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne yükseltilmesi için Türkçenin yabancı dillerin boyunduruğundan kurtulması, dünyanın bilim, sanat ve ekin dili durumuna getirilmesi gerekiyordu. Dil, toplumda bireylerin birbiriyle, toplumdaki siyasal, yönetsel ve ekinsel kurumlarla ilişkiler kurmasını, iletişimde bulunmasını sağlayan; bilinçlendirici ve ulusal bilinci, ortak ekini pekiştirici en etkili, en kaynaştırıcı, en önemli araçtır. Aydınlanma döneminde bir yandan okuma yazması güç Arap abecesi yerine yazıldığı gibi okunan; söylendiği, okunduğu gibi yazılan, bu nedenle de öğrenmesi kolay olan yeni abecenin benimsenmesi yoluna gidilmiştir. Ayrıca, halifeliğin, Şeriye bakanlığının kaldırılması, çeşitli tarikatlarca, cemaatlerce yürütülen dine dayalı eğitim yerine öğretimin birliğine dayalıçağcıl eğitiminCumhuriyetin Ulusal Eğitim Bakanlığınca verilmesinin benimsenmesi - hem bilimin, bilimsel bilginin yaygınlaşması, - hem yurttaşın usunu kullanmayı öğrenmesi, - hem de yurttaşın siyasal süreçlere bilinçli biçimde katılmasını sağlayarak demokrasi ekininin yayılması, demokratikleşme sürecinin gelişmesi demekti. Ulus okulları, eğitmenli köy okulları, halkevleri, sonradan Köy Enstitüsüne dönüşecek öğretmen yetiştiren kurumların kurulması çağcıl eğitimin gerçekleştirilmesi için en önemli adımlardı. |